Şubat 16, 2010

Halil Cibran' dan


* İnci, kum tanesinin etrafına ızdırabın ördüğü mabeddir

* Mevsimlerle beraber değişebiliriz ancak mevsimler bizi değiştirmez.

* Tanrıya yakın olmak için ,insanlara yakın olun.

* Sana baktığında kadını dinle ,konuştuğunda değil.

* Şefkat ve nezaket,umutsuzluk ve zayıflık işareti değil,kuvvet ve azmin alametleridir.

* Ağzı kir dolu biri şarkı söyleyebilir mi?

* Ayrılık saatine kadar ,aşk derinliğini bilemez.

* Şafağa ancak gecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.

* Gariptir ki, kimi zevklerin tutkusudur, acılarımızın bir kısmını oluşturan.

* Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçekleşmesi arasındaki mesafe, yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.

* Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp, sessiz erdemlerimi eleştirmeye başladığında doğdu.

* Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir Arkasındaki gerçeği görürsün, ama cam seni gerçekten ayırır.

* Eğer kış,Baharı yüreğimde saklıyorum deseydi, ona kim inanırdı?

* Her tohum bir özlemdir.

* Neşeli yüreklerle birlikte neşeli şarkılar söyleyen kederli bir kalp ne kadar yücedir.

* Aşk ölüm gibi her şeyi değiştirir.

* Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.

* Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.

* Hakikat parçalanamaz.

* Her tohumda bir tutku gizlidir.

* Aşk ve şüphe bir arada bulunmaz.

* Kıskancın suskunluğu çok gürültülüdür.

* İlham daima mırıldanır, asla açıklamaz.

* Bırakın bugününüz, geçmişi anılarla, geleceği ise özlemle kucaklasın.

* Yine de eğer düşüncenizde zamanı mevsimlerle ölçmek isterseniz, her mevsimin diğerlerini içermesine izin verin.

* İhtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka bir şey değil midir?

* Aşk, aşık ile maşuk arasında bir maskedir.

* Arzu hayatın yarısıdır. Kayıtsızlıksa ölümün.

* Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş bir özgürlük.

* Beşeri kanunları yalnızca iki kişi çiğner: deli ve dahi.

* Şiir çokça sevinç ve ızdırap ve hayrettir, biraz da söz.

* Hiç kimse size, içinizdeki bilginin şafağında halen yarı uykuda olandan bir zerre fazlasını açıklayamaz.

* Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.

* Anımsamak bir tür buluşmadır Unutmak ise bir tür özgürlük.

* Gerçekten büyük insan odur ki, ne yönetir ne yönetilir.

* Siz konuştuğunuzda, düşüncelerinizle barış içinde olmayı terk edersiniz.

* Konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı bir gerçeği ifşa edebilirler.

* Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir. Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.

* Güzellik bütün bir hayatımız boyu aradığımız yitiğimizdir.

* İnsanlık ezel ve ebed denizine dökülen ışıktan bir ırmak.

* Ruha giden yolu buldum değil, kendi yolumda yürürken ruhu buldum deyin.

* Hazzınız, ıstırabınızın maskesiz halidir ve kahkahanızın yükseldiği ayni kuyu, sık sık gözyaşlarınızla dolar.

* Haz bir özgürlük şarkısıdır, ama özgürlük değil.

* İnsanın değeri ulaşmak istediğiyle ölçülür, ulaştığıyla değil.

* Bana susmayı ver, gecenin hücumlarına meydan okuyayım.

* Hakikate kulak veren, hakikati dillendirenden daha basit değildir.

* Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinç senin gerçeğini açığa çıkarabilir. İşte böyle bir anda ya güneş altında çıplak danset, ya da çarmıhını taşı.

* İnsanlık, sonsuzluğun dışından sonsuzluğa akan bir ışık nehridir.

* Hakikat iki kişiye muhtaçtır: biri onu dillendiren, diğeri onu anlayan.

* Allah düşündü, ilk düşüncesi melekti. Allah konuştu, ilk konuşması insandı.

* İnsanın hayali ile elde edişi arasında yalnızca tutkusunun aşabileceği bir mesafe bulunur.

* İki kadın konuştuğunda hiç bir şey söylemezler. Bir kadın konuştuğunda bütün bir hayatı açıklar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder