...Yaşadığın şehir özgür değilse, sen de özgür kalamazsın!
...İstanbul a bakıyorduk denizden. Kral Byzas ın efsanevi ülkesine, Konstantin in başkentine, II Teodosius un taştan bir gerdanlığı andıran surlarına, Jüstinyen in benzersiz Ayasofya sına ,Fatih in cihanı yönettiği Topkapı Sarayı na , Kanuni nin muhteşem Süleymaniye sine . Hükümdarlara bakıyorduk, soylu vatandaşlara, kölelere, devşirmelere..kadınlara bakıyorduk. Pulheriya ya , Teodora ya, Hürrem Sultan a. Kahramanlığa bakıyorduk, korkaklığa, yaratıcılığa, yıkıcılığa, zekaya, aptallığa, şefkate, acımasızlığa..Bir şehrin görüntüsünde bütün bir insanlığın serüvenine bakıyorduk denizden….
İstanbul a bakıyorduk denizden…Bizim İstanbulumuza, çalınmış hayallerimizin şehrine..Talan edilen anıların başkentine. Yağmalanmış mutlulukların payitahtına. Kırılmış umutların kalesine. Kederlerin kraliçesine. Zorbalığın ele geçirdiği güzelliğe…..
...Kimileri Mimar Sinan ın Kanuni nin kızı Mihrümah Sultan a aşık olduğunu söyler.Zavallı mimar aşkını kalbine gömmüş, içinde yanan gizli ateşi kimseye belli etmemeye çalışmış. Bu arada Kanuni kızını Rüstem Paşa adında biriyle evlendirmiş.Paşa sadrazam olunca işleri artmış karısına vakit ayırmaz olmuş. Çaresiz kalan sultan kendini hayır işlerine adamış. Kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışmış,yoksullara yardım etmiş,şehrin imarı için çaba harcamış. Mihrümah Sultan Sinan dan bir cami istemiş.Ve Sinan büyük maharetini göstererek Üsküdar iskelesinin karşısındaki camiyi yapmış,ama yetmemiş ikinci bir cami daha istemiş güzel sultan. Bunun üzerine Sinan ikinci Mihrümah Sultan Cami ni Edirnekapı ya yapmış.Mihr güneş demekmiş,mah ise ay,yani sultanın ismi güneş ve aymış.Sinan güneşin battığı yere bir cami, ayın doğduğu yere bir başka cami yaparak sultana olan sevgisini en anlamlı biçimde dile getirmiş. Ve Mihrümah Sultan yılda bir kez, gün batımında , Edirnekapı daki caminin minaresinin arkasında güneş batarken Üsküdar daki caminin minaresinin arkasından doğan ayı izlermiş.
...İmparator Jüstinyen kendisine karşı ayaklanan asilerden kaçma planı yaparken Teodora belirdi.Başı dimdik,bakışları kendinden emin,cesur adımlarla kocasının imparatorluk tahtına yaklaştı.’ Yapmayın İmparatorum,önemli olan ölmek değil, şerefle anılmaktır' dedi. Kaçışınız size ölüm kadar şeref getirmeyecektir lütfen gitmeyin’ Teodora nın bu sözleri Jüstinyen i etkiledi belki utandırdı. İsyancıların hepsinin kılıçtan geçirilmesi talimatını verdi ve yaklaşık otuz bin kişilik isyancı topluluğunu kadın çocuk demeden kılıçtan geçirdiler.
...Ayasofya nın yapımı tam beş yıl sürdü. Mimarlar kadar bilim adamlarından da yararlanıldı. Yaklaşık on bin işçi gece gündüz demeden çalıştı inşaatta.Kilise tamamlandığında 537 senesiydi.Ve bugüne kadar en büyük kubbeli yapıydı.Aradan bin yıl geçtikten sonra bile Sinan bu genişlikte hem Süleymaniye Cami nde , hem de Selimiye de bu genişlikte bir kubbe yapamamıştır.Ayasofya dan sonra ancak üç yapı bu büyüklüğü aşabildi.Londra daki Aziz Pier Katedrali, Roma daki Aziz Pier Katedrali ve Milano daki Duomo Katedrali…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder