*Onun için ağlayan göz ne mübarek gözdür. Onun aşkıyla yanıp kavrulan yürek ne mukaddestir.
*Sevgili her acıya lezzet verir.
*Katı taş ve mermer bile olsan, gönül sahibine erişirsen cevher olursun.
*Gönlü hoş olanların muhabbetinden başka muhabbete gönül verme..
*Kalkansız bu elmasın karşısına geçme. Çünkü kılıca kesmekten utanç gelmez.
*Gül mevsimi geçip gülşen harap olunca gül kokusunu nereden alalım? Gülsuyundan..
*Vekil ile vekil edeni iki sanırsan hatadır.
*Sen surete taptıkça ikidir, suretten kurtulana göre ise birdir.
*Nakış,nakkaşın ve kaleminin huzurunda ana karnındaki çocuk gibi aciz ve eli bağlıdır.
*O gizli kulağın pamuğu,baş kulağıdır, bu kulak sağır olmadıkça o can kulağı sağırdır..
*Akıl ve zekada kemale ermekle Allah a varılmaz. Padişahın fazıl ve ihsanı, aczini bilen kişiden başkasını kabul etmez.
*Bu zahiri vücudun Allahın varlığıyla var olduğunu bilmemesi körlüğüne delildir.
*Edebi olmayan kimse Allah ın lutfundan mahrumdur.
*Edebi olmayan yalnız kendine kötülük yapmış olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur.
*Her şey maşuktur, aşık bir perdedir. Yaşayan maşuktur,aşık bir ölüdür.
*Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız bir kuş gibidir,vah ona.
*Sevgilinin nuru önde, artta olmadıkça ben nasıl önü sonu idrak edebilirim.
*Aşkı şerh etmek ve anlatmak için ne söylersem söyleyeyim,asıl aşka gelince o sözlerden mahçup olurum..
*Kendine ait olanı terk et,çünkü tabiatın kabul ettiği,merduttur(kovulmuş,redolunmuş),kötüdür.
*Tabiatın hoşlandığı her şey,vakti geçince,çorak yere ekilmiş tohum gibi mahsul vermez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder