Kasım 14, 2011

Doğadaki Kontrol - Atlas Dergisi



Bir sinek ailesinin üye sayısı beş ayda 190 kentilyona varabilirdi, morina balıkları 15 yılda tüm okyanusları tıklım tıklım doldurabilirdi. Tabii eğer doğadaki kontrol mekanizmaları olmasaydı...

Çekirge istilaları, doğadaki en sıra dışı olaylardan biri. Bazen milyarlarca çekirge bir araya gelip sürü oluşturuyor ve binlerce kilometre yol alıyor. Bilinen 8 bin çekirge türünden çok az bir kısmı sürü oluşturuyor. Bunlar da normalde yalnız yaşıyor ve diğer çekirgelerin yanında bulunmaktan hoşlanmıyor. Fakat sürüleşme evresine girerlerse şaşırtıcı bir dönüşüm geçiriyorlar. Davranışları, metabolizmaları, renkleri değişiyor. Uzun uçuşlara uygun güçlü kaslarla donanıyor ve diğer çekirgelerin yanında bulunmayı tercih ediyorlar.

Yakın bir geçmişe kadar, bu değişiklikleri neyin tetiklediği bilinmiyordu. Sidney Üniversitesi’nden Prof. Steve Simpson ve ekibi, çekirgelerin arka bacaklarındaki dokunmaya duyarlı tüycüklerin değişim sürecini başlattığını keşfetti. Bilim insanları, yiyeceklerinin azalması durumunda çok sayıda çekirgenin kısıtlı besin kaynaklarının üstünde kümeleştiğini ve yakın temasla sürecin başladığını söylüyor.

Çekirgelerin birleşmesiyle ortaya çıkan manzara, böcek sayısının fazla olması durumunda dünyada neler olabileceğine dair fikir de veriyor. Smithsonian Enstitüsü, böcek popülasyonunun artma potansiyelinin anlaşılabilmesi için karasinek örneğinin kullanıldığını belirtiyor. Yalnızca bir karasinek çiftinin soyundan gelen sineklerin sayısının, hiçbirinin ölmemesi halinde beş ay sonunda 190 kentilyon olacağı hesaplanıyor. Yani, 190.000.000.000.000.000.000 adet! Neyse ki ağlarıyla böcekleri yakalayan örümcek, saatte bin böcek avlayabilen yarasa, vakumlu ve yapışkan diliyle böcekleri kapan bukalemun gibi canlılar var.

Yaklaşık bir yıl önce, copepod adı verilen 1-2 milimetre boyundaki deniz canlılarının dünyanın en güçlü ve en hızlı hayvanları oldukları açıklandı. Danimarka Teknik Üniversitesi’nden yapılan açıklamaya göre copepod’lar çok hücreli hayvanlar içinde sayıları en fazla olanlar. Körler ama hem avlarını çok iyi yakalıyor hem de çok iyi kaçabiliyorlar. İleri doğru o kadar hızlı zıplıyorlar ki... Zıplamalarının, 1 metre 72 santim boyundaki bir insanın tek sıçrayışla saatte 6 bin 200 kilometreden fazla hıza ulaşmasına denk olduğu belirtiliyor. Buna rağmen onları avlayanlar da var...

Kısa süre önce, İsveç’in Gothenburg Üniversitesi’nden Lars Hansson ve ekibi, taraklı denizanası olarak bilinen Mnemiopsis leidyi gibi yavaş bir canlının copepod’ları nasıl yakaladığını keşfetti. Hansson, copepod’ların sudaki en ufak hareketliliği bile tespit edebilme yetenekleri olduğunu söylüyor. Araştırma sonuçlarına göre, Mnemiopsis leidyi hayalet denizaltına benziyor. Taraklı denizanası, ağız bölgesinde bulunan yuvarlak kısımların içindeki mikroskopik, tüy benzeri yapıyrı kullanarak akıntılar oluşturuyor ve fark ettirmeden copepod’ları ağzındaki yapışkan hücrelere doğru çekiyor.

ATLAS 2011 EKİM SAYI / 223

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder