Şubat 02, 2012

BİR ÇİFT AYAKKABI-SUNAY AKIN



* Tüm dünya, bir insanın Ay a attığı ilk adımı ve adımın fotoğrafını konuşur. Oysa ,Armstrong un Dünya ya dönmek için -212 ˚C ile +177 ˚C arası sıcaklığa dayanıklı,30.000 $ değerindeki 43,5 numara ayakkabısıyla Ay da bıraktığı son ayak izi de ,en az ilki kadar konuşulmaya değerdir. Armstrong ayrılırken, araştırma yapılması için Ay taşları toplar. Ne var ki, bu taş örneklerinin ağırlığı Dünya ya dönüş yolunda büyük bir engeldir. Armstrong yanına aldığı taşlara karşılık uzay aracının ağırlığını dengelemek için ayakkabılarını çıkarır ve Ay da bırakır.

Armstrong un açtığı yoldan giden dokuz astronot da, yanlarına aldıkları taşların ağırlığını dengelemek için aynı hareketi yapmış ve botlarını çıkararak Ay da bırakmışlardır..



*Osmanlı devrinde esnaflar, Ahilik geleneğinden gelen bir düzen içerisinde çalışırlardı. Her meslek grubunun başında bir kethüda vardı ve çalışma düzeninden, dürüstlükten, kaliteden o sorumlu olurdu. Kethüdanın yardımcısı konumundaki yiğitbaşı denilen görevli denetleme işini yaparak, hile yapanları tespit ederdi.
Yiğitbaşı, bir ustanın yaptığı ayakkabı da hile olduğuna kanaat getirirse, o usta bu mesleğin ve öteki mesleklerin ileri gelenlerinin önünde kethüda tarafında uyarılır ve aldığı paranın müşteriye iadesi sağlanırdı.Hatalı olan ayakkabı da bir daha kullanılmaması için dama atılırdı.Böylesi bir durum ayakkabı yapımcılarının korkulu rüyasıydı. :çünkü meslekteki tüm itibarını kaybettiği gibi müşterisi de azalırdı. Bu uygulama günümüzde yapılmasa da ‘pabucu dama atılmak’ deyimi Türkçe de yaşamaya devam etmektedir !


* Sydney , annesi ve kardeşiyle birlikte Londra ' da tek odalı bir evde yaşamaktadır . O kadar yoksullardır ki ; okula annesinin yüksek topukları kesilen ayakkabılarıyla gider ve okuldan arta kalan zamanlarında gazete satar . Küçük kardeşi de çalışmak zorundadır . Annelerinin akıl hastanesine yatırıldığı günlerde birbirine sarılarak uyuyan kardeşlerden küçük olanı , yıllar sonra çocukluğuyla ilgili şunları anlatır : " Yoksul mu yoksulduk . Çoğu zaman yiyecek bir lokma ekmeğimiz olmazdı . Ayakkabılarımız da yoktu . Annem kimi kez potinlerini çıkarıp birimize giydirir , potinleri giyen yoksullara dağıtılan çorbanın peşine düşer ve günlük tek aşımız olan çorbayı getirirdi . "

Annesinin ayakkabısını giyen bir çocuğun adımları nasıldır ? Ayağından büyük olan ayakkabılar çıkmasın diye kısa ve çabuk çabuk !

Yıllar sonra o küçük çocuk , yani Charlie Chaplin , sinema tarihinin en unutulmaz , en güzel komedi karakteri Şarlo ile annesinin ayakkabıları ayağından çıkmasın diye çorba almaya giderken attığı adımlarla bütün dünyayı güldürecektir , kısa ve çabuk çabuk !




*Karı koca uyumuşlar çoktan.. Daha doğrusu adam uyumuş kadın kocasının rüya denizinde kulaç attığından emin olmak istiyor! Yataktan usulca doğruluyor ve elbiselerini usulca giyerek, ses çıkarmasın diye yatmadan açık bıraktığı pencereden bahçeye atlıyor. Kadının gönlü başka bir adamdadır. Ve aşığı bir ağacın altında onu beklemektedir. İki sevgili kararlıdır ,bu gece kaçacak, kimsenin kendilerini bulamayacağı bir yerde yeni bir hayata kuracaklardır.
Birkaç saat sonra koşmaktan yorulan iki sevgili nefes nefesedir. Solunlanmak için verdikleri ilk molada kadın, evden kaçtığından beri ayakkabısının içerisinde bir şeyin kendisini rahatsız ettiğini söyleyerek, elini, çıkardığı ayakkabının içine sokar. Kadın avuçlarına tuttuğuna inanamaz, elinde bir tomar para vardır.

Kadını geride bıraktığı kocası her şeyin farkındadır…’Ama’ der kendi kendine, ‘bu kadının bende emeği var, çamaşırlarımı yıkadı, banyoda sırtımı sabunladı, önüme sıcak çorba koydu… Yaban elde muhtaç olmasın. Geride bıraktığı koca, parasının bir kısmın, kendisini terk eden karısının giderek uzaklaşan adımlarının içine koyar. Terk edilen koca, Aşık Veysel’ dir!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder