MESNEVİDEN;
Aslan, Kurt ve Tilki Hikayesi
Günlerden bir gün, aslan, kurt ve tilki avlanmak için dağlara düşmüşler. Günün
sonunda, bir öküz, bir keçi ve bir de tavşan avlayıp
avlarını bir mağaraya getirmişler. Aslan kurda dönerek “Hadi bakalım!”
demiş. “Şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım.”
Kurt ezile büzüle: “Ey büyük sultanım.” Demiş. “Şu öküz senin payın,o büyük,sen
de büyük,iri ve çeviksin, keçi benim, tavşanda tilki kardeşin
olsun.”
Aslan birden kükremiş.'Ey kurt,hele bi daha söyle sen ne dedin.Ben varken sen
pay istiyorsun ha!” demiş. “Sen kim oluyorsun? Bu nasıl
adalet?” Sonra da bir pençe darbesiyle kurdu yere sermiş. Bu kez tilkiye dönüp
“hadi,bunları yememiz için sen pay et.”
Tilki “Pay etmek haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim. Bu semiz
öküz, senin sabah kahvaltın,keçi öğlen yemeğin,tavşan da akşam yemeğinizdir'
demiş.
Aslan bu paylaştırmadan çok hoşlanmış ve tilkiye, bu kadar adil bir paylaştırmayı
nereden öğrendiğini sorduğunda tilki de: “Yüce efendim! Şu haddini bilmez
kurdun halinden öğrendim.”demiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder