Mart 24, 2012

ŞARKISI BEYAZ-YILMAZ ODABAŞI


*Yaşamak, bir ortamın çaresiz tutsağı olmaktan kurtulmaya çalışmaktır.

*Gerçeğinizden hoşnut değilseniz, yeni bir gerçek olmaya gidersiniz.

*Açıldıkça daha çok ışık sızdıran kapılarımız yoktu; bu yüzden ihanet mübahtı bize, karanlık mübah. Çünkü hiçbirimiz, yaşadığımız bu yaslı topraklarda ışığa ait değil, karanlıktan korkmamak için kendi kendimize uydurduğumuz yalanlar aittik.

Belki ışığı hiç sınamadığımız için onu tanımıyorduk; bu yüzden her şeyden ve her yerden sadece karanlık dolanıyordu paçalarımıza..

*Sevmek …Bana sadece seni hatırlatıyor Nevin.

*İşte rüzgar saçlarını ve avurtlarını okşuyor, ayaktasın ! Bir adam yüzünü, saçlarını rüzgara bırakıp dimdik yürüyebiliyorsa ve geride zarar gelmesinden sakındığı parası, her an ceza yazılabilir ya da yakılabilir, batabilir bir dükkanı yoksa, o adam özgürdür.

Sen bu dünyada başkalarının sana nasıl davrandığından değil, kendinin başkalarına nasıl davrandığından sorumlusun sadece !

*Sen yeter ki gökyüzünün sonsuz genişliğine minnet duymayı unutma. Gökyüzü, yeni bir güne uyanacağın her yerde aydınlıktır. Yüzünü rüzgara dönüp dimdik yürüyebildiğin sürece bunları yine alırsın. Sen hep rüzgara karşı yürüyecek ayaklara ve cürete sahip ol yeter !,

*…Başımı kaldırıp gökyüzünün maviliğine kanat çırpan kuşlara kederle bakarak, içimin sokaklarındaki sesi ve kalbimizin çeperlerini inciten acıyı çekip çıkarırcasına soruyorum; yara bere içindeki ömrümü gökyüzünü seyrederek soruyorum:

‘Bu dünya hep üşüyen dünya mıdır? Üşüyen bir dünya mıdır, yoksa soğuk ve bu yüzden hep üşüten yanını hep bize sunan bir dünya mıdır?

*Değil şehirler, aşklar, bazen kendisi bile kendi üstüne devrilmiş gibidir insanın. Kendiniz bile ağır bir yüksünüzdür bazen kendinize. Nereye giderseniz eğreti, ne yaparsanız huzurdan yoksun.

*Herkes bilir gitmesini, bir zaman öğrenirsin gideni sırtından öpmesini. Herkes yaşar hasretini.

*Her karşılaşmanın, her merhabalaşmanın bir vedası, bir el sallama ile el vedası vardır ,olmalıdır da .Ama sen bana bir veda bile etmedin.

Ben bütün gemileri yakıp gittim; fakat sen yine de yaktığım gemilerde değil, hep kalbimdeydin.

Sustuğun yerlere sesimi, haykırdığın yerlere yüzümü taşımaktan yorgunum.

*Ne onu unutmaya ne de dönmeye gücüm olmasa da, unutmayı deneyebilir ve olmazsa, neredeysem orada kendi sevgimi sevmekle yetinebilirdim.

*Kaçan kendinden kaçar, dilinden, yurdundan, aşkından, kaçar. Benim düşlerim burada, aşklarım burada, aşkından, düşünden hiç kaçar mı insan?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder