Mayıs 25, 2012

MARTİN EDEN -JACK LONDON



* Acıları, acı kadar keskin özlemleri ve umutla beslendiği için hayal kırıklığına uğratan umutsuzluğu tanımak gerekir.

* Bir gemi filosunun hızı, içindeki en yavaş geminin hızıdır.


* Öylesine çok, öylesine müthiş ve öylesine umutsuzdu sevgisi.


* Onun ne düşündüğünün sevilebilirliği ile hiçbir ilgisi yoktu.


* Dünyanın tüm hazlarının tadını çıkarma özgürlüğünü veren, paradır.


* Güzelliğin anatomisini inceleyip öğrendikten sonra, güzelliğin kendisini yaratabilmeye daha çok yaklaşılır.


* Düşünceyi izleyemediği zaman, hatanın düşüncede olduğuna inanmak, dar görüşlülüğün eski dramıdır.


* Ben, benim ve kendi beğenilerimi insanların bağlaşık yargılarına tabi kılmayacağım. İnsanların çoğunluğu bir şeyden hoşlanıyor ya da hoşlandığına inandırılıyor diye, benim de o şeyden hoşlanıyor taklidi yapmam için dünyada hiçbir neden yok.


* Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.


* Açlık çekerken, düşünceleri sık sık dünyada açlık çektiğini bildiği binlerce kişi üzerinde duruyordu, ama şimdi karnı doymuşken beyni artık açlık çeken bu kişilerin düşüncesiyle dolu değildi.


* Bir şeyler yapabilecek olmak ama onları yapmaya önem vermemek!


* Karşılaşmış olduğu bu avukatlar, subaylar, işadamları ve banka veznedarları ile tanımış olduğu işçi sınıfları arasındaki farkın; yedikleri yiyeceklerin, giydikleri elbiselerin, yaşadıkları semtlerin farkından başka bir şey olmadığını biliyordu Martin Eden.


* Elbiseleri gibi, görüşleri de hazır alınmaydı.


* Herhangi bir şeyin varolması, onun varolmaya uygun olduğunun yeterli bir doğrulamasıdır.


* İnsan asla mutlak gerçekleri bilemez.


* Doğa, her normal adamı olduğu gibi Martin’i de aşk amacıyla tasarlamıştı.


* Gözlerinde gördüğü ışıltı ve sevginin, aslında onun kendi gözlerinde gördüğü şeyle arttığını bilemezdi.


* Utancı bile utandıracak bir utanç belgesi!


* Kuşkusuz, ‘evren’in yaratıcısı daha iyi bir yöntem tasarlayabilirdi; ama bu belirli ‘evren’in yaratıkları, bu belirli yönteme katlanmak zorundaydılar.


* Tutumunu ve davranışını onlar için anlaşılır kılacak yeterli sözcükler hiçbir dilde yoktu.


* Bir hayalet, ölmüş ama öldüğünü anlayamayan bir insanın ruhudur.


* Yaşam bir hata ve utanç!


* Büyük bir şey haline gelen o küçük şey üzerinde Martin’in kafası karışmaya devam ediyordu.

* Kendisinin hiç kimse, hiçbir şey olduğunu…

* Beni ben olduğum için istemiyorlar, çünkü ben, hâlâ istemedikleri eski benim.


* Yaşama sevgi beslemeyen varlık, yok olma yoluna girmiş demektir.


* Yeni bir cennet bulamadım ve artık eskisini de bulamıyorum.


* Ölüm acı vermez; acı veren şey, yaşamdır.


* Belki de hiçbir şeyde gerçek yoktur; gerçeklikte gerçek yoktur.


* Yaşam acı veren bir yorgunluk haline gelince, ölüm sonsuz uykunun sakinliğine götürmek için hazırdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder